Foreign Affairs dergisinde yer alan bir rapora göre, ABD ile İran arasındaki müzakere süreci, bölgesel istikrarın geleceğini doğrudan etkileyecek kritik bir aşamaya ulaştı. Mevcut ateşkesin sürdürülebilir bir dengeye dönüşmesi için kapsamlı bir uzlaşıya ihtiyaç duyulduğu belirtilen raporda, tarafların müzakereyi farklı amaçlarla kullandığına dikkat çekiliyor. ABD müzakereleri bir caydırıcılık aracı olarak görürken, İran'ın ise baskıyı yönetme yöntemi olarak ele alması tıkanıklığı derinleştiriyor.
Nükleer programın tamamen sıfırlanması yerine, denetlenebilir sınırlar içinde tutulması ve ekonomik yaptırımların kademeli hafifletilmesi gibi gerçekçi yaklaşımların öne çıktığı ifade ediliyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik nüfuzun ekonomik bir modele dönüştürülmesi ve İran ile İsrail arasındaki gerilimin kontrol altına alınması, sürecin başarısı için temel şartlar olarak görülüyor. Sonuç olarak, 'azami baskı' politikasının hedeflerine ulaşamadığı vurgulanarak, tarafların birbirine tam bir yenilgi dayatmadan ekonomik kazanımları güvenlik taahhütleriyle birleştiren bir uzlaşıya yönelmesi gerektiği savunuluyor.