Irak'ta yaşanan değişim korkusu, biyolojik veya kültürel bir olgudan ziyade, iktidarı tek elde tutmayı amaçlayan bilinçli bir siyasi stratejinin ürünüdür. Ülkedeki mevcut siyasi yapılar ve karar vericiler, toplumsal ve kültürel değişimi kendi otoriteleri için bir tehdit olarak görerek bu süreci engellemektedir. İktidar sahipleri, gelenek ve ideolojileri bir kalkan olarak kullanarak, halkın bilinçlenmesini ve bireyin yönetimdeki rolünü kavramasını zorlaştırmaktadır.
Özellikle son yirmi yılda, siyasi elitler stratejik kazanımları kısa vadeli taktiksel zaferler uğruna feda ederek tarihi fırsatları kaçırmıştır. Batı'da eğitim almış ve demokratik değerleri bilen lider kadrolar dahi, iktidarı paylaşmamak adına statükoyu korumayı tercih etmektedir. Sonuç olarak, Irak'ta değişim önündeki engeller, toplumun kendi dinamiklerinden çok, iktidar ağlarının gücü tekeline alma çabasıyla şekillenmektedir.