Irak, kuruluşundan bu yana yoksul bir devlet değil, yönetilmeyi bekleyen bir zenginliğe sahip olarak tanımlanıyor. Ülkede petrol, gaz, kükürt, fosfat, su ve tarım kaynaklarıyla stratejik bir coğrafya bulunmasına karşın onlarca yıldır üretken bir ekonomi inşa etmek yerine krizlerin yönetilmesiyle süreç geçti. Tartışmalarda sıkça dile getirilen bir soru, küresel düzeyde yarışacak bir futbolcunun nasıl yetiştirileceği; çünkü bu hedef, çalışan okullar, örnek kentler ve düzenli kurumlar gerektiriyor.
Dr. Ali el-Verdi'nin tanımıyla Irak toplumu, çelişen değerler ile söylenen ve yaşanan arasındaki gerilim içinde değerlendiriliyor. Dünyanın önde gelen spor okulları onlarca yıl planlama, bilim ve disiplinle çalışırken, kaynaklara sahip bir ülkenin aynı altyapıyı kurmakta zorlanması çarpıcı bulunuyor.
Küresel düzeyde futbolcu yetiştirmek, sağlıklı bir eğitim, spor ve yönetim sisteminin ürünü olarak görülüyor.