İngiliz The Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında imzalanan barış anlaşmasının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Pakistan'ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik çerçeve metin, çatışmalara “kalıcı” biçimde son verilmesini, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yeniden açılmasını öngörüyor. Anlaşma, taraflara 60 gün içinde nihai bir uzlaşıya varmaları için süre tanırken Trump, İran'ın taahhütlerine bağlı kalması durumunda bu süreyi uzatabileceğini belirtti.

Tahran yönetimi, balistik füze programının müzakere konusu olmayacağını yineledi; İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağay, ülkenin savunma kapasitesinin pazarlık dışı olduğunu açıkça ifade etti. Anlaşma, İran'ın nükleer silah edinme peşinde koşmayacağı taahhüdünü içerse de uranyum stoklarının geleceğine ve denetim mekanizmalarına dair somut bir yol haritası sunmuyor. Ekonomik tarafta 300 milyar dolarlık bir mali paket ile kapsamlı yaptırım gevşetmesi öngörülürken söz konusu kaynağın nereden sağlanacağına ilişkin açıklama Anlaşmanın İsrail ve Hizbullah'ı kapsamaması, Lübnan cephesini olası bir istikrarsızlık unsuru olarak gündemde tutuyor.