Faili Kürtler, 1980'lerde Baas rejiminin zorunlu göçü ve kimlik iptalleriyle ağır bir trajedi yaşadı; aileler parçalandı, toplu mezarlar kapatıldı ve binlerce kişi sınır dışı edildi. 2003 sonrasında ülkeye dönen bu topluluk, Bağdat ile Erbil arasındaki siyasi çekişmelerin gölgesinde kaldı. Kimliklerinin Kürt milliyetçiliği ile Şii mezhebini birleştirmesi, onları çoğunlukla iki merkez arasında sıkışmış bir azınlık konumuna itti.
Parlamentoda ayrılan kontenjan koltuğu başlıca büyük partilerin etkisi altına girerken, bileşen içindeki kişisel çıkarlar ve örgütsel dağınıklık ortak bir ses oluşturulmasını zorlaştırdı. Sosyal medyada çok sayıda kuruluş ve sayfa birbiriyle rekabet ederken, siyasi baskı gücü zayıf kaldı. Yazar, kapsayıcı bir "Faili şeref paktı" ile genel bir birlik kurulmasını, parlamentodaki Faili milletvekillerinin ortak blok halinde hareket etmesini ve gençliğe yönelik bağımsız bir iletişim stratejisi izlenmesini öneriyor.