Gazze'de süren savaşın yarattığı insani yıkım, ABD ile İran arasında tırman gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılabileceği yönündeki endişelerin ardından uluslararası medyanın odağından çıkmaya başladığı bildirildi. Aylarca dünya gündemini meşgul eden Gazze'deki çatışma, ABD-İran hattında artan tehditler, askeri hareketlilik ve petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte yerini Körfez'deki gelişmelere bıraktı. Uzmanlar, bu ilgi kaymasının Tel Aviv üzerindeki uluslararası baskıyı azalttığını ve İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını sürdürmesine zemin hazırladığını belirtiyor.
Öte yandan 2025'in başında duyurulan ateşkes anlaşmasının, uygulama mekanizmaları, çekilme takvimi ve güvenlik garantileri konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle kalıcı bir çözüme dönüşmediği; anlaşmanın savaşı sona erdiren bir yol haritası olmaktan çıkıp açık çatışma içindeki geçici bir durak haline geldiği aktarıldı. Bir yıldan uzun süren çatışmada on binlerce kişi hayatını kaybederken, yüz binlerce kişi yaralandı veya yerinden edildi; altyapı ile temel hizmetlerde ağır tahribat yaşandığı kaydedildi. Arap başkentlarında da hükümetlerin, olası bölgesel savaşın güvenlik, ekonomi ve enerji piyasalarına etkisine odaklandığı; Filistin meselesinin ilk sıradaki gündem maddesi olmaktan çıktığı ifade ediliyor.
Gazze sakinleri ise anlaşmanın hedeflerini tam olarak karşılamadığı, uluslararası baskının zayıfladığı ve yeni bölgesel krizin dünya dikkatini başka yöne çektiği bir ortamda çatışmanın sürmesiyle karşı karşıya bulunuyor.