İran ile ABD arasında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimali ve artan petrol fiyatları, uluslararası haber gündeminin ağırlık merkezini Gazze’den Basra Körfezi’ne taşıdı. Aylarca savaşın görüntüleri, can kayıpları ve diplomatik toplantılar ön planda yer alırken, Washington ile Tahran arasındaki yeni çatışma riski dünya kamuoyunun dikkatini füze haritalarına, askeri üslere ve enerji hatlarına çevirdi. Bu durum İsrail üzerindeki uluslararası baskıyı azaltırken, Gazze’deki askeri operasyonlar ve sivil kayıplar sürmeye devam etti.

Arap başkentları da ilgiyi bölgesel savaşın güvenlik, ekonomi ve enerji piyasalarına etkisine yönlendirdi; Filistin meselesi, daha doğrudan çıkar alanlarına dokunan dosyaların gerisinde kaldı. 2025 başında duyurulan ve kalıcı ateşkes, esir takası, insani yardım ve yeniden imarı öngören anlaşma, uygulama mekanizmaları, çekilme takvimi ve güvenlik garantileri konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle hedeflerine ulaşamadı. Anlaşma, kalıcı çözüm yerine açık bir çatışmada geçici bir durak haline geldi.

Bir yılı aşan savaşta on binlerce kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yaralandı ya da yerinden edildi; altyapı ve temel hizmetler büyük ölçüde çöktü. Bu rakamlar uluslararası medyada eski ağırlığını yitirirken, Gazze’deki insani krizin küresel gündemde ikinci plana düşme riski artıyor