Kerkük'ün tarihi kalesinin doğu kapılarından biri, halk arasında "Yedi Kız" adıyla anılıyor ve bu ad kentin ortak hafızasında yer ediniyor. Kalenin tarihi, MÖ 9. yüzyılda Asur Kralı II.

Aşşurnasirpal dönemine kadar uzanıyor ve yapı, dönemin önemli askeri merkezlerinden biri olarak kullanıldı. Yedi Kız kapısının adı, bir kuşatma sırasında esarete düşmekten kaçmak için kalenin surlarından atlayan yedi genç kızın hikâyesine dayandırılıyor. Kerkük Arkeoloji ve Miras Müdürü Raid Ate el-Abeidi, kalenin tarihi açıdan önemli bir alan olduğunu ve bu tür halk anlatılarının bilimsel çalışmalarla incelenmesi gerektiğini belirtti.

Tarihçi ve miras araştırmacıları, yazılı kaynakların yetersizliği nedeniyle anlatının tarihsel bir olay olarak doğrulanamadığını, bunun kentin sözlü geleneğinin bir parçası olduğunu ifade etti. Kale sakinlerinden Abbas el-Kalaali, çocukluğundan bu yana anlatıyı büyüklerinden dinlediğini ve hikâyenin kalenin kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini söyledi. Son yıllarda Kerkük Kalesi'nde restorasyon çalışmaları yürütülürken, araştırmacılar yapının kentin mimari ve insani tarihine ışık tuttuğunu vurguluyor.