Irak'ın modern tarihindeki en trajik dosyalardan biri olan Kürt Feyliler, 4 Nisan 1980'de eski rejimin zorunlu sürgün kararıyla yüz binlerce kişilik kitlesel göçe maruz bırakıldı. Müslüman Şii inancına sahip, özgün bir Kürt lehçesi konuşan topluluk, tarihsel olarak Diyala, Vasıt ve Bağdat'ın doğusunda, Süleymaniye ile Halepçe çevresinde yaşıyordu. İçişleri Bakanlığı, İran vatandaşlığıyla suçladığı yaklaşık yarım milyon kişiyi haber verilmeden evlerinden çıkardı, mal varlıklarına el koydu ve belgelerini aldı.

Askerlik görevindeki 22 binden fazla Feyli genç, Ebu Gureyb cezaevi başta olmaklığına cezaevlerine götürülerek kaybedildi; 2003 sonrasında toplu mezarlarda bile izlerine ulaşılamadı. 1981'deki 474 sayılı kararla, eşlerden birinin "Feyli" ya da vatansız olması durumunda boşanmalar teşvik edildi, maddi ödüller verildi ve on binin üzerinde zorunlu boşanma gerçekleşti. İran'a ulaşan sürgünler, İzni kampı gibi yoksul yerleşkelerde yıllarca kimliksiz yaşadı; ne Bağdat ne de Tahran tam vatandaşlık tanıdı.

2003 sonrasında 666 sayılı kararın iptal edilmesine karşın, Kürt partiler onları Şii, Şii partiler ise Kürt dosyası sayarak siyasi temsilleri zayıf kaldı. Kayıpların akıbeti ve tazminat talepleri hâlâ büyük ölçüde askıda olup, topluluğun Irak'a dönüşü çeşitliliğe dayalı vatandaşlık tartışmasının sembolü olmaya devam ediyor.