Irak’ta tartışmalı bölgeler, yazarın değerlendirmesine göre artık yalnızca Anayasa’nın 140. maddesi çerçevesinde ele alınan bir sınır ya da idari paylaşım meselesi olarak görülmüyor. Metinde Kerkük, Hanekin, Sincar ve Mahmur gibi alanların enerji, su, gıda güvenliği ve uluslararası ulaşım koridorları açısından daha geniş bir stratejik değere sahip olduğu belirtiliyor.
Ayrıca bu bölgelerdeki demografik yapı, genç seçmen kitlesi ve yerel toplulukların farklı beklentileri de yeni denklemde öne çıkan unsurlar arasında sayılıyor. Yazıda, geçmişteki örnekler olarak Alsas-Loren, Abyei ve Güney Tirol modellerine atıf yapılarak farklı yönetim biçimlerinin tartışmalı alanlar için kıyaslandığı aktarılıyor. Metinde Bağdat’ın da bu bölgelerle ilgili yaklaşımını bütçe, hizmet ve güvenlik alanlarında yeniden şekillendirdiği ifade ediliyor.
Son olarak, sahadaki mevcut uygulamanın ortak güvenlik yönetimi olduğuna işaret ediliyor.