Irak'ta kişisel statü meselelerinde mezhep bazlı kanun tasarıları konusundaki tartışma sürerken, bir makalede her mezhebe ayrı kanun hazırlanması halinde devletin bütünlüğünün zayıflayabileceği uyarısı yapıldı. Yazar Salah el-Halef el-Hüseyni, 2 Haziran 2026 tarihli makalesinde, her mezhebin kendi kanununu talep etmesi halinde Hristiyanlar, Ezidiler ve Zeydiler gibi diğer grupların da aynı yolu izleyebileceğini belirtti. Makaleye göre, kanunların mezhepsel bölünmeleri yansıtması halinde vatandaş önce kendi mezhebinin mensubu, ardından vatandaş olarak tanımlanır hale gelecek.

Yazar, çocuk velayeti ve evlilik gibi konularda kanun birliğinin idari bir lüks değil, devletin varlığının sürdürülmesi için zorunlu bir koşul olduğunu savundu. Makalede, Irak'ın geleceğinin bir mezhebin diğerine galip gelmesine değil, Şii, Sünni, Kürt, Arap, Hristiyan ve Ezidi vatandaşların hepsinin kanun önünde eşit şekilde korunduğu bir devlet inşasına bağlı olduğu vurgulandı.