Irak'ta başbakanlık makamının isim değiştirse de özünde aynı kaldığı, sistemin bireysel değişikliklerle değil yapısal dönüşümle düzeleceği yazıldı. Her yeni başbakanın önceden yazılmış bir senaryoya göre göreve geldiği ve siyasi iradenin iç içe geçmiş çıkar grupları ile dış gündemler tarafından yönlendirildiği vurgulandı. Irak halkının artık başbakan değişikliklerine reform umudu bağlamadığı, değişimin gerçek yönetim yapısına dokunmadığı görüşüldü.

Yolsuzluğun isimlerle değil araçlar, kadrolar ve ittifaklarla sürdüğü, bunların dağıtımı ve devletin yağma olarak paylaşılması üzerine kurulu olduğu belirtildi. Bakanlıkların nüfuz alanlarına dönüştüğü ve yetkinlik yerine sadakat mantığıyla yönetildiği ifade edildi. Her hükümetin reform sözü verip sonunda değiştirme hedefiyle geldiği sistemi koruduğu ve Irak'ın tarih, kaynak ve insan potansiyeline rağmen çöküş sarmalında tükendiği kaydedildi.