Uluslararası araştırma merkezleri, enerji projelerinin yoğunlaştığı bölgelerde son yirmi yılda yaklaşık 5 milyon kişinin zorla yerinden edildiğini belgeliyor. Uzmanlar, enerji koridorları çevresinde üç yöntemle demografik değişim yapıldığını tespit etti: ekonomik baskıyla yatırım fırsatlarının kurutulması, düşük fiyatlı kamulaştırma yasaları ve çevresel hizmetlerin kısıtlanması. Doğu Afrika'da Uganda-Tanzanya ham petrol boru hattı, Kenya'da LAPSSET koridoru ve Myanmar'ın Rakkayn bölgesinde binlerce kişi yerinden edildi.
Meksika'da Maya treni projesi su kaynaklarının manipülasyonuyla yerli halkı göçe zorladı. Güney Kafkasya'da Zangezur koridoru, Suriye'nin kuzeydoğusu ve Irak'ta Basra'dan Ninova'ya uzanan Kalkınma Yolu güzergâhı çevresinde benzer nüfus mühendisliği uygulamaları gözlemleniyor. Analistler, yapay nüfus dengelerinin sürdürülebilir güvenlik sağlamadığını ve toplulukların kalkınma ortakları olarak dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.