Ürdün, bağımsızlığının 80. yıl dönümünde bölgesel krizlere ve jeopolitik değişimlere rağmen siyasi dayanıklılığını sürdürüyor. Ürdün, bağımsızlığının 80.

yılını kutlarken, sekiz on yıllık süreçte bölgesel savaşlar, ekonomik krizler ve jeopolitik dönüşümlerle mücadele ederek devlet yapısını güçlendirdi. Coğrafi büyüklüğünün ötesinde stratejik bir derinliğe sahip olan ülke, bölgedeki istikrarsızlıklar karşısında dengeli ve kararlı bir siyasi duruş sergilemeye devam ediyor. Ülkenin bağımsızlık anlayışı, sadece tarihi bir anma değil, aynı zamanda ulusal kararların güvenle alındığı yerleşik bir siyasi bilince dönüşmüş durumda.

Özellikle Filistin meselesi ve Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanların korunması konusundaki tarihi Haşimi vesayeti, Ürdün'ün kimliğinin ve devlet misyonunun temel bir parçası olarak korunuyor. Kral II. Abdullah bin Hüseyin liderliğindeki Ürdün, bölgedeki hızlı değişimler ve çalkantılar karşısında rasyonel bir denge politikası izliyor.

Ulusal çıkarlarını korurken sabit değerlerine bağlı kalan ülke, Haşimi mirası üzerine inşa edilen devlet geleneğiyle istikrarını sürdürmeyi hedefliyor. Ürdün halkı, eğitim, çalışma ve üretim alanlarındaki katkılarıyla devletle olan karşılıklı güven ilişkisini pekiştirerek ulusal direncin temel ortağı olduğunu kanıtladı.