Irak'ta devlet gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasının petrole dayalı olması, mali çöküş riskini beraberinde getiriyor. Küresel enerji piyasasındaki derin dönüşümler ve Körfez'den Doğu Akdeniz'e uzanan jeopolitik gerilimler, Irak'ın rantçı ekonomi modelini yeniden tartışmaya açtı. Milletvekili Mukhtar al-Mousawi, ülkenin tek yönlü petrol bağımlılığının devam etmesi durumunda ciddi mali risklerle karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.
Al-Mousawi, petrol fiyatlarındaki ani düşüşlerin, ihracat zincirlerini etkileyen savaşların ve dünyanın temiz enerjiye yönelmesinin Irak ekonomisi için beş temel risk oluşturduğunu belirtti. Diğer petrol üretici ülkelerin on yıllar önce gelir kaynaklarını çeşitlendirdiğini hatırlatan al-Mousawi, Irak'ın bu konuda ciddi adımlar atmadığını ve ekonomik yapının kırılgan olduğunu ifade etti. Özellikle geçmişte petrol fiyatlarının varil başına 30 doların altına düştüğü dönemlerin mali zayıflığı ortaya çıkardığını belirten al-Mousawi, petrol dışı gelirlerin etkinleştirilmesi ve ülkenin diğer kaynaklarının verimli yönetilmesi gerektiğini savundu.
Bölgedeki askeri hareketlilik ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına yönelik tartışmalar, petrol ihracat yollarını tehdit ederek ekonomik riskleri daha da artırıyor.