Irak'ta Ali al-Zudi, Muhammed Şia es-Sudani'den başbakanlık görevini devraldı. Al-Zudi, ilk konuşmasında 'devlet otoritesini yeniden kazanma' sloganıyla yola çıktığını açıklayarak yolsuzluk, egemenlik ve silah kontrol dosyalarını öncelikleri arasında saydı. Partilerin devlet kurumları üzerindeki kontrolünü kırmayı, büyük yolsuzluk dosyalarını açmayı ve uluslararası toplumla dengeli ilişkiler kurmayı vaat etti.
Al-Zudi'nin göreve geldiği dönemde Irak, Washington ile Tahran arasındaki güç mücadelesi ve iç güçler arasındaki rekabet nedeniyle benzeri görülmemiş bir siyasi-güvenlik-ekonomik kriz içinde. Analistler, konuşmanın dil açısından güçlü olduğunu ancak Irak'taki sorunun artık başbakanların niyetlerinde değil, karmaşık dengeler ve baskılar içinde hareket edebilme kapasitelerinde olduğunu kaydediyor.