Irak'ta seçim sonrası yeni hükümetin kurulamaması nedeniyle görevde kalan geçici hükümet, temel hizmetleri aksatmakla eleştiriliyor. Öğrenci burslarının ödenmemesi, gıda karnelerinin dağıtımındaki sorunlar ve sosyal yardım ödemelerindeki gecikmeler halkın mağduriyetine yol açıyor. Bazı bakanların, yetkilerini aşarak sağlık sigortası gibi konularda tartışmalı anlaşmalara imza attığı ve eğitim gibi alanlarda ideolojik kararlar almaya çalıştığı belirtiliyor.

Hukuki açıdan geçici hükümetlerin görevi sadece günlük işlerin aksamadan yürümesini sağlamakla sınırlıyken, mevcut uygulamaların anayasal sınırları zorladığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu durumun kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesine zarar verdiğini ve yargı denetiminin önemini artırdığını vurguluyor. Belçika örneğinde olduğu gibi, siyaset ile idarenin birbirinden ayrılması gerektiği, aksi takdirde bu tür keyfi uygulamaların yargı yoluyla iptal edilmesi gerektiği belirtiliyor.