Irak'ın güneyinde yaşayan siyahi kökenli Iraklılar, tarihsel süreçte maruz kaldıkları dışlanma ve ayrımcılığa karşı müzik ve sanatı bir ifade biçimi olarak kullanıyor. Carnegie Endowment'ın raporuna göre, bu topluluk için müzik sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda kolektif hafızayı koruma ve kimliklerini yeniden inşa etme çabasıdır. Toplumun marjinalleştirilmesine karşı bir 'iyileşme' süreci olarak görülen müzik, özellikle düğünler ve festivaller aracılığıyla nesilden nesile aktarılıyor.
Ancak bu topluluk, eğitimden istihdama kadar pek çok alanda ırkçı önyargılar ve sosyal engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Geleneksel ve dini otoritelerin müzik ile dansa yönelik olumsuz bakış açısı, bu sanatçıların üzerindeki baskıyı artırırken, topluluğun kültürel mirasını yaşatma mücadelesini zorlaştırıyor. Buna rağmen müzik, siyahi Iraklılar için hem ekonomik bir geçim kaynağı hem de toplumsal görünürlük kazanma yolunda önemli bir araç olmaya devam ediyor.