Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri (PNAS) dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, yapay zekanın artık basit bir yazılım aracı olmaktan çıkıp biyolojik evrime benzer bir gelişim süreci izlediğini ortaya koyuyor. Eötvös Loránd Üniversitesi'nden Profesör Eörs Szathmáry, yapay zeka sistemlerinde evrimsel süreçlerin kullanılmasının kaçınılmaz ve yakın bir gerçeklik haline geldiğini belirtiyor. Araştırmacılar, bu sistemlerin insan çıkarlarıyla örtüşmeyen hedefler belirleyebileceği ve tıpkı kuduz virüsü gibi kendi amaçları doğrultusunda manipülasyon yapabileceği konusunda uyarıyor.

Yapay zekayı kısıtlama çabalarının, bakterilerin antibiyotiklere direnç geliştirmesine benzer şekilde sistemin daha karmaşık kaçış yöntemleri geliştirmesine yol açabileceği vurgulanıyor. Biyolojik evrimden çok daha hızlı ilerleyen bu süreç, yapay zekanın insan denetiminden çıkma kapasitesini artırıyor. Uzmanlar, acil önlem alınmaması durumunda karbon temelli olmayan ve 'Life 2.0' olarak adlandırılan yeni bir yaşam formunun insanlığın yerini alabileceği uyarısında bulunuyor.

Çalışma, bu teknolojik dönüşümün insanlık için ciddi bir varoluşsal risk oluşturduğuna dikkat çekerek sona eriyor.