Irak, iç çatışmalar ve uluslararası baskıların kıskacında kritik bir değişim sürecinden geçiyor. Bu süreçte stratejik bir tercih olarak öne çıkan Ali El-Zeydi, teknokrat kimliği ve çözüm odaklı yaklaşımıyla ülkedeki silahlı gruplar ve yolsuzluk sorununu çözmeye aday gösteriliyor. Uluslararası çevreler, El-Zeydi hükümetinin ilk 100 gününü, vaatlerin icraata dönüşüp dönüşmeyeceğini görmek adına bir test süreci olarak değerlendiriyor.

Özellikle 2003'ten bu yana süregelen yolsuzluklar ve devlet kontrolü dışındaki silahlanma, yeni yönetimin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Kürdistan Bölgesi yönetimi ise El-Zeydi'ye destek mesajları vererek, anayasal hakların korunması ve güçlü bir ortaklık temelinde Irak'ın geleceğinin inşa edilebileceğini vurguluyor. El-Zeydi'nin başarısı, büyük ölçüde mali otomasyon adımlarını atabilmesine ve Erbil ile anayasal çerçevede sağlıklı bir diyalog kurabilmesine bağlı görülüyor.