İsrail'in savaş felsefesinin savunma aracından günlük bir ritüele dönüştüğü ve bağımlılık haline geldiği ifade ediliyor. Gazze'ye son yirmi yılda 15 savaş düzenlendiği ve bu saldırıların aşırı bir ideolojinin ürünü olduğu vurgulanıyor. Batı Şeria'da yerleşim genişletme, Kudüs'ün Arap kimliğini silme ve Golan'ın tam ilhakı gibi projelerin detaylı planlar halinde ele alındığı kaydediliyor.
İsrail'in uluslararası hukuku ve BM kararlarını tanımayan yeni bir Ortadoğu haritası çizmeye çalıştığı belirtiliyor. Öte yandan İsrail'in bu yayılmacı politikalarının bedelini ağır ödediği, uluslararası izolasyonun derinleştiği ve Avrupa'dan özellikle Güney Avrupa ülkelerinin mesafe aldığı aktarılıyor.