Mevcut ekonomik koşullar ve çelişkili politika uygulamaları arasında, yasal bir düzenleme zorunlu emeklilik yaşını 63'ten 60'a indirdi; ancak bu değişiklik bütçe açığını kapatmak için değil, 60 yaşında emeklilik hakkını ihlal eden bir adalet yasasını yeniden tesis etmek için yapıldı. Bu düzenleme istihdam rakamlarında kayda değer bir değişiklik yaratmadı, çünkü devlet memurlarının önemli bir kısmı 'altın kelepçe' ve 'yönetimsel istifa' kavramlarının etkisi altında kalmaya devam ediyor. Zorunlu emeklilik şartının kaldırılması, nitelikli personelin özel sektöre geçişine yol açarak kamu kurumlarında ciddi bir bilgi ve deneyim kaybına neden oldu.

Bazı kamu görevlileri 'sınır muhafızı' gibi daha önce yabancılara tahsis edilmemiş pozisyonlara yerleştirildi. Bugün çok sayıda kamu görevlisi bu düzenlemeyi 'tatlı tuzak' olarak nitelendirerek değişikliğin kendilerini yanılgıya sürüklediğini ve maaşlarının kesileceğini ileri sürdü.