İnsülin direnci, hücrelerin pankreas tarafından üretilen insüline yeterince yanıt vermemesi sonucu ortaya çıkan bir metabolik durumdur. Bu tabloda kas, yağ ve karaciğer hücreleri glikozu etkin biçimde kullanamaz; pankreas ise kan şekerini normal aralıkta tutmak için daha fazla insülin üretir. Belirgin yakınmalar erken dönemde görülmeyebilir, ancak karın çevresinde kilo artışı, halsizlik, açlık hissinin çoğalması, kan şekeri ve tansiyon yükselmesi ile boyun ve koltuk altında koyu renkli cilt kalınlaşması gibi bulgulara yol açabilir.
Başlıca risk faktörleri arasında bel çevresinde yağlanma, hareketsiz yaşam, yüksek kalorili ve şekerli beslenme biçimi, ailede tip 2 diyabet öyküsü ve uyku bozuklukları sayılabilir. Tanı için tek bir rutin test bulunmamakta; hekimler hasta öyküsü ve kan tetkikleriyle değerlendirme yapmaktadır. Tedavide yaşam tarzı değişiklikleri ön plandadır: kilo verme, düzenli fiziksel aktivite, sebze, tam tahıl ve lif ağırlıklı beslenme, yeterli uyku ve gerektiğinde hekim denetiminde ilaç kullanımı önerilir.
Birçok kişide bu adımlarla insülin duyarlılığı artırılabilir; risk faktörü taşıyanların doktor değerlendirmesi yaptırması tavsiye edilir