Irak yargısı, krize dönüşen pek çok dönemde yasama ve yürütme organlarının yetersiz kaldığı anlarda devletin ayakta kalmasını sağlayan temel sütun işlevi gördü. Siyasi ve yasal mayın tarlalarından geçen süreçte yargı, şokları emerek toplumsal sözleşmenin korunmasına katkıda bulundu. Makalede, genel kanının aksine siyasetin devleti yönettiği ve yargının yalnızca hukuki fren rolü üstlendiği görüşüne karşılık, Irak’ta yargının kriz anlarında öne çıkarak anayasal meşruiyet rayına doğru devleti yönlendirdiği belirtildi.

Yazar, yargının güçlü ve dengeli yapısıyla ulusal görev çağrısına karşılık verdiğini vurguladı. Yargının bu duruşu, devletin çökmesini önleyen son savunma hattı olarak nitelendirildi