Irak merkezli Kataib Seyyid el-Şühada ve sözde 'İslami Direniş' yapılanmaları, silahlarını teslim etmeye yönelik süreç için on şarttan oluşan bir bildiri yayımladı. Bildiride, silahların 'gereklilik' durumunda yeniden kullanılabileceği bir fesh hükmüne yer verildiği, bunun tek taraflı bir erteleme yetkisi bıraktığı ve hukuki bağlayıcılığı zayıflattığı belirtildi. Peşmerge güçlerinin dağıtılması yönündeki talebin, çerçeve hükme göre anayasal statüye sahip düzenli bir kuvveti hedef aldığı, anayasal güvencesi olmayan silahlı yapıların ise bu kapsamda değerlendirilmediği ifade edildi.

Bildirinin ayrıca Haşdi Şabi yasası kapsamında maaş, teçhizat ve hukuki koruma gibi resmi kurum ayrıcalıklarını talep ettiği, ancak silah kullanım kararının tek bir komuta zinciriyle Başkomutan'a bağlanması şartını reddettiği kaydedildi. Yabancı güçlerin çıkışı ve bölgesel dosyalar gibi onlarca yıldır çözümsüz kalan konuların silah teslimine bağlanmasının, silahı süreli bir görev olmaktan çıkarıp kalıcı bir pazarlık aracına dönüştürdüğü aktarıldı. Bildirinin, anayasal yetkisi bulunmayan bir yapının bölgesel güvenlik yapılanmaları hakkında bağlayıcı tavsiye yayımlaması nedeniyle anayasal çerçeveye uygunluk tartışması doğurduğu bildirildi