Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı kapsamında dünya ülkelerinin temsilcileri bir araya gelecek. Toplantılarda sıcaklık artışı, su kaynaklarının azalması, sera gazı emisyonları ve iklim finansmanı gibi konular ele alınacak.

Kürdistan Bölgesi için iklim değişikliği artık geleceğe yönelik bir olasılık değil, yazların uzaması, yağışların düzensizleşmesi ve kuraklık döngülerinin sıklaşmasıyla günlük yaşamı etkileyen bir gerçek haline geldi. Toz fırtınalarının artması, tarımsal üretimin gerilemesi ve kırsaldan kentlere göç, konunun çevreyle sınırlı kalmayıp ekonomi, gıda fiyatları, halk sağlığı ve elektrik şebekesi üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bölgede son yıllarda Başbakanlık bünyesinde İklim Değişikliği Birimi'nin kurulması ve Çevre Koruma Kurumu'nun Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile yürüttüğü uyum çalışmaları, kurumsal altyapının oluşturulmaya başlandığını gösteriyor.

Ancak uzmanlar, planların yürürlüğe girmesi, bütçeye yansıtılması ve tarım, su, enerji, belediyeler ve sağlık gibi alanlarda somut projelere dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. Kürdistan Bölgesi COP31'e özel bir heyetle katılacak; katılımın değeri, Antalya'ya taşınacak hazır projelere, uluslararası iklim fonlarıyla kurulacak temaslara ve hayata geçirilecek iş birliklerine bağlı olacak