Gastroenteroloji uzmanı Dr. Roşan İsayev, yemek ve aç kalma dönemlerinin dönüşümlü uygulandığı aralıklı orucun herkes için uygun bir beslenme yöntemi olmadığını söyledi. Uzun açlık sürelerinin bazı durumlarda sağlığı olumsuz etkileyebileceğini ve kronik hastalıkların yönetimini zorlaştırabileceğini belirtti.
Çocuklar, ergenler, hamileler ve emziren kadınlar için bu yöntemin önerilmediğini, gelişim çağındaki bedenin düzenli enerji ve besin desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Yeme bozukluğu geçmişi olan kişilerde katı saat kısıtlamalarının kaygıyı artırabileceğini ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarını tetikleyebileceğini kaydetti. İnsülin veya kan şekerini düşüren ilaç kullanan diyabet hastalarının da uzun açlıklarda hipoglisemi riskiyle karşılaşabileceğini, bu nedenle diyet değişikliklerinin mutlaka doktor onayıyla yapılması gerektiğini ifade etti.
Mide ağrısı, yanma, bulantı gibi belirtilerle seyreden sindirim sistemi hastalıklarında, düşük kiloda, yetersiz beslenmede veya anemi durumunda aralıklı oruçtan kaçınılması gerektiğini belirtti. Bazı ilaçların yemekle birlikte veya belirli saatlerde alınması gerektiğine dikkat çekerek, seçilen diyetin tedavi planıyla çelişebileceği uyarısında bulundu. Sağlıklı kişilerde bile halsizlik, baş dönmesi, sinirlilik, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü ve şiddetli açlık gibi belirtiler ortaya çıkabileceğini, bu şikayetlerin sürmesi halinde yöntemin bırakılması gerektiğini söyledi.
Dengeli ve düzenli beslenmeyle kalori kontrolü sağlanıyorsa aralıklı orucun zorunlu olmadığını sözlerine ekledi