The Lancet dergisinde yayımlanan yeni bir rapor, Alzheimer hastalığıyla ilişkili beta-amiloid proteinlerinin kan transfüzyonu yoluyla bulaşabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Londra Üniversitesi Nöroloji uzmanı John Collinge, hayat kurtaran kan nakillerinde olası risklerin titizlikle araştırılması gerektiğini belirtti. Endişelerin kökeni 2015 yılına, amiloid hastalıklarının tıbbi işlemlerle bulaşabileceğine dair ilk somut kanıtların sunulmasına dayanıyor; 2016 ve 2018'deki çalışmalar cerrahi aletler yoluyla protein geçişine dair ek bulgular ortaya koydu.
2023'te Danimarka ve İsveç'te bir milyondan fazla kişiyi kapsayan geniş çaplı nüfus araştırması, ileride beyin kanaması yaşayan vericilerden kan alan hastalarda yıllar sonra tekrarlayan beyin kanaması riskinin daha yüksek olduğunu tespit etti. Araştırmacılar, bu sonucun beyindeki amiloid anjiyopati ile ilişkili beta-amiloid proteinlerinin vericilerin kanında erken tohumlar halinde bulunup alıcılara geçmiş olabileceği hipotezini desteklediğini, ancak bunun henüz kanıtlanmamış bir varsayım olduğunu vurguladı. Ekip, geniş kapsamlı epidemiyolojik analizler yapılması, risk altındaki hastaların izlenmesi ve vericilerin Alzheimer biyobelirteçleri için taranmasına yönelik bir sistemin geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Araştırmacılar, 2024 soruşturmasıyla ortaya çıkan ve 1970-90'ları kapsayan İngiltere'deki kontamine kan skandalını, kesin sonuçlar beklenmeden önlem alınması gerektiğine dair uyarı örneği olarak gösterdi. Uzmanlar, mevcut bilinen risklerin düşük olduğunu tekrarlarken, kan yoluyla bulaşın gerçekte gerçekleşip gerçekleşmediğinin, en yüksek risk grubunun kim olduğunun ve koruyucu tedbirlerin gerekip gerekmediğinin netleşmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini ifade etti