Yazar, bilinen bir sanatçının müzik eşliğinde dans ederken yılan sokmuş biri gibi titrediğini ve bunun garip bir hareket olduğunu belirterek yazıya giriyor. Kuzey Korelilerin, liderlerinin ölümü üzerine ağlayıp alkışlayarak yeni lidere bağlılık gösterdiğini, bunun korku kültürünün bir yansıması olduğunu aktarıyor. Halkların zorba yöneticileri seçtiği ya da yetki verdiği tezini reddederek, iktidarı ele geçiren kişinin halkın direniş gösteremeyeceği bir diktatöre dönüşebileceğini savunuyor.
Tarih boyunca savaş ve işgallere maruz kalan birçok halkın güç kaynaklarına sahip olmadığı için yenildiğini, sakin ve barışçıl toplumların bile zalim yöneticilerle sınandığını ifade ediyor. Günlük yaşamda memurların müdürlerinden, işçilerin patronlarından korktuğunu, insanların işverenlere dışarıdan saygı gösterirken içlerinden onları kınadığını vurguluyor. Aile reislerinin çocukları büyüdükçe onları tehlikelerden korumak için yalvarır hale geldiğini ve insanların korkaklığının bir tercih değil, yaşam koşullarının bir sonucu olduğunu söylüyor