Güney Urall Üniversitesi bilim insanları, Aloe vera bitkisinin faydalı ve potansiyel olarak zararlı bileşenleri bir arada barındırdığını ortaya koyan bir araştırma yürüttü. Tıp ve Biyoloji Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Irina Butoroko başkanlığındaki ekip, halk arasında yaygın kullanılan bitkiyi kimyasal açıdan analiz etti.
Çalışmaya göre yaprağın iç kısmındaki jelin yüzde 99’u sudan oluşurken kalan bölümde bağışıklık hücrelerini harekete geçiren, iltihabı baskılayan ve yara iyileşmesini hızlandıran polisakkaritler yer alıyor. Laboratuvar deneylerinde bu bileşenlerin hasarlı hücrelerde programlanmış hücre ölümünü tetiklediği gözlendi. Ancak bitkinin dış kabuğunda bulunan lateks tabakası antrakinonlar, özellikle aloin ve aloe-emodin içeriyor.
Araştırmacılar, bu maddelerin hatalı kullanımda hücreleri tahriş edebileceğini ve DNA üzerinde olumsuz etki bırakabileceğini belirtti. Üniversite kaynaklarına göre Aloe vera’nın antibakteriyel, antiviral ve antifungal özelliklerine ilişkin verilerin büyük bölümü hâlâ laboratuvar ve hayvan deneylerine dayanıyor. Bitkinin faydaları ile olası zararları arasındaki dengenin netleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulandı