Bağdat yönetimi, ABD baskısı arttığında devlet, egemenlik ve silahların toplanması söylemini yükseltiyor; İran'dan yumuşak mesaj geldiğinde ise bu söylem hızla geri çekiliyor. Bu tutum, açık bir siyasi hedefe dayalı manevra olmaktan çıkıp zaman kazanma ve baskıları emme aracına dönüşüyor. İranlı yetkililerin Bağdat ziyaretinin ardından ay sonunun silahların toplanması için son tarih olmadığı ve bunun hangi merci tarafından yapılacağına dair yeni açıklamalar yapılması dikkat çekiyor.

Yönetim böylece Washington'a silahların devlet tekelinde toplanması sözünü verirken Tahran'a da güvence veriyor; içeride silahlı grupların hassasiyetleri korunuyor. İran baskısı, silahların toplanması taahhüdünün yerine getirilmemesi için hazır bir bahane olarak kullanılıyor. Siyasi söylem ile pratik arasındaki bu sürekli açı, devletin karar alma kapasitesini zayıflatıyor ve egemenliğin ancak bedeli ödenen kararlarla görünür hale gelebileceğini ortaya koyuyor