Suriye Ulusal Nakliye ve Lojistik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Riyad es-Seyrafi, kara nakliye hareketinin özellikle Lübnan ve Türkiye'yle, ayrıca Rabia sınır kapısının açılmasının ardından Irak'la büyük bir toparlanma içinde olduğunu söyledi. Es-Seyrafi, Ürdün'ün sadece bir pazar olarak değil, Suriye'den Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerine giden TIR'lar için neredeyse ana geçiş güzergâhı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan'a giden TIR sayısının günde yaklaşık 10'dan 30'a çıktığını, Suriye-Ürdün-Türkiye hattındaki engeller kalktıkça bunun daha da artacağını ifade etti.

Nusaybin sınır kapısının yoğun dönemlerinde günde bin TIR'ı aşan hareketlilik kaydettiğini aktaran es-Seyrafi, bir kapı açıldığında veya sürücü girişleri kolaylaştırıldığında nakliye hareketinin doğrudan arttığını; vize veya kısıtlama kararlarının ise aksamalara yol açtığını söyledi. Es-Seyrafi, Suriye'nin kara ihracatında tarım ürünleri, gıda, tekstil ve sanayi mallarının öne çıktığını; ithalatta ise inşaat malzemeleri, makineler, yedek parça ve akaryakıt ürünlerinin ağırlık taşıdığını bildirdi. Mayıs 2026'da Yaa'rubiye-Rabia hattından onlarca petrol ve fueloil tankerinin akmaya başladığını, bir seferde yüzden fazla tankerin geçtiğini belirten es-Seyrafi, Nusaybin ve Caber kapılarının Suriye için Körfez'e açılan ana kara çıkışı olduğunu, Yaa'rubiye-Rabia hattının ise doğu Suriye'ye yeni bir lojistik önem kazandırdığını söyledi.

Es-Seyrafi, sektörün asıl sorununun talep eksikliği değil, ülkeler arası prosedür, ücret ve vize uygulamalarındaki farklılıklar olduğunu, Körfez ülkelerine giden sürücülerin vize süresinin 40-50 güne çıkmasının Suriye filosunu doğrudan olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi