Irak kentlerinde hükümetin kurulmasından bu yana yüz gün içinde 297 protestoya ulaşan gösteriler sürerken Şii siyasi İslam iktidarı ve ona bağlı milisler zorlu bir dönemden geçiriyor. Eylül sonunda planlanan Amerikan güçlerinin çekilmesi, bölgede artan siyasi ve askeri rekabet ile İran nüfuzunun Lübnan, Suriye, Yemen ve Irak’ta gerilemesiyle çakışıyor. İslam Devrimi Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin, ardından İran Meclis Başkanı’nın Irak’ı ziyaret etmesi bu gelişmelerle okunuyor.

Yazar, milislerin ne ABD güçlerinin kalmasını isteyebilecek ne de çekilmeyi içtenlikle kutlayabilecek bir konumda olduğunu, ABD’nin çekilmesinin Obama döneminde başlayan ve Çin’e yönelik stratejiyle şekillenen bir süreç olduğunu savunuyor. Mevcut hükümetin milislerin silahsızlandırılması için açıkladığı 30 Eylül takvimini ertelediği, milislerin ise silah teslimini PKK sorununun çözümü, Türk güçlerinin kuzeyden çıkışı ve karar bağımsızlığına bağladığı belirtiliyor. Yaklaşık 4 milyon çalışana maaş ödeyen iktidarın ekonomik kriz karşısında kırılgan olduğu, protestoların büyümesinin hem milislerin silahına hem de sistemin geleceğine yönelik riski artırdığı vurgulanıyor