Yayımlanan bir yorum yazısında, üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin son açıklamalarında ulusal sorumluluk ve ahlaki değerlerden uzaklaşıldığı ileri sürüldü. Yazıda, söz konusu söylemin Irak'ın çok bileşenli yapısını ve farklı inançların varlığını yok sayan, mezhep temelli dışlayıcı bir içeriğe sahip olduğu öne sürüldü. Bakanlığın görev kapsamının belli din veya düşünceleri topluma dayatmaya yönelik bir araca dönüştürüldüğü, bunun da anayasa, Viyana Sözleşmesi ve Cenevre anlaşmaları başta olmak üzere uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.
Metinde, bu tür söylemlerin ülkedeki toplumsal barışı tehdit ettiği, demografik değişim ve zorla yerinden etme riskine zemin hazırlayabileceği uyarısı yapıldı. Yazıda ayrıca ABD'deki siyasi değerler düşüşü ve Trump dönemi pratiklerinin bu söylemi cesaretlendirdiği değerlendirildi. Yazar, Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'in söz konusu söylemlerle özdeşleştirilemeyeceğini, ulusal duruşu bilinen bir isim olduğunu vurguladı.
Son olarak cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve parlamentoyla birlikte siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası toplumun bu tür söylemleri kınaması ve bu yönde adım atması gerektiği belirtildi