Psikolojik baskı, bedende organik bir sorun olmasa bile gerçek ağrılara yol açabilir; uzayan kaygı ve stres, baş ağrısı, kas gerginliği, mide şikayetleri ve kronik yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Stres ve kaygı sırasında vücut kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarını daha fazla salgılar; bu durum süreğen hale geldiğinde uyku, sindirim, kas sistemi, bağışıklık ve genel enerji düzeyi olumsuz etkilenir. Psikolojik kaynaklı ağrılar gerçek ağrılardır; yalnızca tetikleyici etken zihinsel olabilir.

Stresin bedendeki en yaygın yansımaları arasında baş ve boyun ağrıları, omuz ve bel bölgesinde sertlik, mide krampları, ishal veya kabızlık, göğüste baskı hissi ve çarpıntı yer alır. Göğüs ağrısının doğrudan psikolojik kabul edilmemesi gerektiği; nefes darlığı, terleme, baş dönmesi veya kola yayılan ağrı gibi durumlarda acil değerlendirme yapılması önerilir. Sürekli stres, uyku kalitesini bozarak yorgunluğu artırır ve döngüsel olarak stresle baş etmeyi zorlaştırır.

Yeni, şiddetli veya süreğen hale gelen her ağrı için tıbbi değerlendirme gereklidir; organik nedenler dışlanmalı, psikolojik sağlık desteği ise gerektiğinde bu sürece dahil edilmelidir