Irak güvenlik birimleri, Haşdi Şabi’ye bağlılık iddiasıyla faaliyet gösteren 71 sahte karargahın kapatıldığını açıkladı. Söz konusu karargahların yıllardır güvenlik denetiminden nasıl kaçtığı sorusu gündeme gelirken, bu yapıların “direniş” ve Haşdi Şabi sembollerini kullanarak çevreden sağladığı toplumsal prestij sayesinde güvenlik güçlerinin yaklaşımını zorlaştırdığı belirtiliyor. Birçok karargahın askeri üs görünümünde olmadığı; güvenlik şirketleri, sivil toplum kuruluşları, ekonomik ofisler ve siyasi hareketlere ait binalar gibi sahte cephelerin arkasına gizlendiği, başkent ve diğer kentlerin konut mahallelerine dağıldığı kaydediliyor.

İçlerinde hafif ve orta düzey silahlar, RPG tipi roketatarlar, şifreli telsizler, güvenlik kameraları ve insansız hava araçları bulunduğu, mühimmatın resmi envanter dışı yollarla temin edildiği bildiriliyor. Finansmanın haraç, kayıt dışı ihaleler, kaçakçılık ve gayri resmi ekonomik kontrol noktaları üzerinden sağlandığı, bazı personelin resmi kurumlarda kayıtlı görünüp bu sahte yapılara aktarıldığı ifade ediliyor. Söz konusu ağların, Ekim 2019 protestolarında “üçüncü taraf” olarak bilinen vecanlı mermi ile keskin nişancı saldırıları düzenleyen unsurların hareket alanını kısmen açıkladığı değerlendiriliyor.

Irak hükümeti, silahın devlet tekelinde toplanması kararını 30 Eylül 2026’ya kadar uygulamayı hedeflerken, Devlet Yönetimi İttifakı’nın desteği ve Başbakan Ali ez-Zeydi’nin özel yasa taslağı talimatı sürece eşlik ediyor. Asaib Ahl al-Hak, Kataib İmam Ali ve Seraya Selam gibi bazı büyük oluşumların alay komutasını resmen devrettiği, ancak Hizbullah Tugayları, Nuceba Hareketi ve Seyyid eş-Şüheda gibi yapıların silahı “direniş silahı” sayarak teslime karşı çıktığı aktarılıyor