Akıllı telefonların günlük yaşamın ayrılmaz parçası olduğu bir dönemde bazı kullanıcılar, kendi istekleriyle bu cihazları bırakarak yalnızca arama ve mesaj gibi temel işlevlere izin veren basit telefonlara yöneliyor. Bu eğilimin arkasında, akıllı telefonların sürekli bildirimler, video akışı ve sosyal medya içerikleriyle dikkat dağıtması ve odağı sürdürmeyi zorlaştırması yer alıyor. Yapılan araştırmalar, kullanıcı etkileşiminde olmasa bile telefon bildirimlerinin dikkati böldüğünü gösteriyor.

Basit telefonda uygulamalar ortadan kalktığında cihazın çekiciliği azalıyor; arama yalnızca arama, mesaj ise yalnızca mesaj olarak kalıyor. Yürütülen güncel bir çalışmada, iki hafta süreyle mobil internet erişimi kesilip yalnızca arama ve mesaj hizmetleri açık bırakıldığında katılımcıların dikkat ve iyi oluş göstergelerinde iyileşme, yüz yüze iletişim ve spor gibi etkinliklere ayrılan sürede ise artış kaydedildi. Ancak uzmanlar, herkes için akıllı telefondan vazgeçmenin gerçekçi bir seçenek olmadığını; iş, bankacılık, harita ve dijital doğrulama gibi birçok uygulamanın bu cihazlara bağlı olduğunu belirtiyor.

Bildirim, uygulama ve dijital alışkanlıkların kontrol altına alınması durumunda akıllı telefonun da dengeli biçimde kullanılabileceği vurgulanıyor. Basit telefona dönüşün özünün geçmişe duyulan özlem değil, dikkati yeniden kazanma arzusu olduğu değerlendiriliyor