Yazar Muhammed Hudeyr el-Enbari, kaleme aldığı yazıda emekliliğin bazı toplumlarda bilgi ve deneyimin sona erdiği anlamına gelecek biçimde algılandığını ve üniversite hocalarının da bu algıdan payını aldığını belirtiyor. Yazıda, işsizliğin emekli akademisyenlerin varlığından kaynaklanmadığı, asıl sorunun ekonomik yapı bozukluğu, yatırım yetersizliği ve eğitim çıktılarıyla istihdam ihtiyacı arasındaki uyumsuzluk olduğu savunuluyor. Avrupa ve Amerika'da üniversitelerin emekli hocaları fahri profesör, serbest profesör veya akademik danışman unvanlarıyla araştırma, lisansüstü tez danışmanlığı ve müfredat geliştirme süreçlerinde tutmaya devam ettiği, büyük şirketlerle araştırma merkezlerinin de danışma kurullarında bu deneyimden yararlandığı aktarılıyor.

Gelişmiş ülkelerde bilgi birikiminin otomatik olarak aktarılmadığı, bu nedenle emekliliğin yürütücü görevden düşünsel ve danışmanlık rolüne geçiş olarak düzenlendiği vurgulanıyor. Yazıda bazı gelişmekte olan ülkelerde ise bu birikimin korunmadığı, nesiller arasında gereksiz bir çatışma algısı oluşturulduğu ve deneyimin kolay hedef haline getirildiği eleştirisi dile getiriliyor. Emekliliğin kurumsal görevin değil, bilimsel ve toplumsal misyonun sonu olmaması gerektiği, üretken kaldığı sürece insana alan açılması gerektiği ifade ediliyor.

Yazı, gençlerin enerjisiyle deneyimli kuşağın bilgeliğinin birlikte çalışması gerektiğini ve toplumların insanın ömür boyu değer üretmesine saygı gösterme kapasitesiyle ölçüldüğünü savunarak tamamlanıyor