Irak, son haftalarda Orta Doğu'da kurulan yeni güvenlik ve savunma ittifaklarının dışında yer alıyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan ortak savunma anlaşması, taraflardan birine yapılan silahlı saldırıyı üçüne birden yapılmış sayıyor. Daha önce, 30 Temmuz 2026'da Riyad, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Babü'l-Mendeb'te deniz güvenliğini hedefleyen çok uluslu deniz ittifakına 14 ülkenin destek verdiğini duyurmuştu.

Irak Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Amir el-Fayiz, ülkesinin bu anlaşmaların dışında kalmasının olumsuz bir tutum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Fayiz, Irak politikasının eksenlere katılmama ilkesine dayandığını, bölgedeki her türlü istikrar anlaşmasının memnuniyetle karşılanacağını, ancak İsrail hariç komşu ülkelerle güvenlik ve ekonomi alanında ikili anlaşmalar yapılabileceğini belirtti. Siyasi araştırmacı Halid el-Ardavi ise Irak'ın net ve uygulanabilir bir dış politika stratejisinden yoksun olduğunu savunarak Bağdat'ın uluslararası ilişkilerde 'gri bölge'de kaldığını ifade etti.

Siyasi araştırmacı Adil el-Gurayri, 2003 sonrası jeopolitik değişimler, 2014'te IŞİD'in toprak kazanması ve iç siyasi çatışmaların Irak'ı Arap çevresinden uzaklaştırdığını kaydetti. Türk siyasi analist Cevad Gök, Bağdat'ın çatışmalara taraf olmamak için doğrudan askeri ittifaklara katılmaktan kaçındığını, bunun yerine kalkınma odaklı ikili anlaşmalara yöneldiğini söyledi. Irak'ın ittifaklara katılmamasının, bölgesel güvenlik değişimlerinin sonuçlarını dışarıdan almasına yol açabileceği değerlendiriliyor