Irak Yeşil Gözlemevi, 9 Ağustos Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin nehirlerinde ve bataklıklarında yaşanan balık ölümlerinin artık yıllık olarak tekrarlanan bir örüntü hâline geldiğini ve bunun su kriziyle kirlilik sorununun birikimini yansıttığını bildirdi. Gözlemevi, bu yıl içinde iki dalga kaydedildiğini belirtti: Nisan ayında Vasıt ilinde Dicle ve Diyala nehirlerinde bin tondan fazla balığın arıtılmamış kanalizasyon ve sanayi atıkları nedeniyle telef olduğu, Hamrin Barajı'ndan yapılan su bırakışlarının birikmiş kirleticileri Dicle'ye taşıdığı ve 20'den fazla zehirlenme ile hastaneye kaldırılan cilt vakasının yaşandığı bildirildi. İkinci dalganın ise Ağustos başında Meysan'daki Amşan Kanalı'nda yaşandığı, il meclisi tarım ve su komisyonunun olayı su bırakışlarının düşmesine bağladığı aktarıldı.
Gözlemevi, ülkedeki toplam su rezervinin yaklaşık 34 milyar metreküpe ulaştığının açıklandığına dikkat çekerek sorunun yalnızca kaynak kıtlığı değil, ağırlıklı olarak yönetim eksikliği olduğunu vurguladı. Gözlemevinin kayıtlarına göre 2018'de Babil'de Fırat'ta on binlerce ton, 2020'de Hindiyye Barajı ve Divaniye'deki Delmuc Bataklığı'nda milyonlarca balık, 2023'te Meysan'daki Ez Nehri'nde tonlarca ve geçen yıl Necef'teki İbn Necm Bataklığı'nda geniş çaplı balık ölümleri yaşandığı hatırlatıldı. Açıklamada, bu tekrarlara karşılık genellikle geçici soruşturma komisyonları kurulduğu, ancak kesin sonuçların duyurulmadığı ve sorumlu kurumların hesap vermediği belirtildi.
Gözlemevi, balık ölümlerinin başlıca nedenleri arasında çözünmüş oksijen düzeyinin düşmesi, ham kanalizasyon ve sanayi atıklarının nehirlere doğrudan deşarjı, kuraklık sonrası su yollarının kendini arıtma kapasitesini yitirmesi ve iller arası su paylarının kötü yönetimi sayıldığını aktardı. Gözlemevi, hükümetten iller ve bataklıklar için adil ve sürdürülebilir su paylarının sabitlenmesini, atık su ve sanayi tesislerine yönelik çevre denetiminin etkinleştirilmesini, üniversite ve sivil toplum iş birliğiyle erken uyarı sistemi kurulmasını ve zarar gören balıkçılara hızlı tazminat verilmesini istedi. Gözlemevi ayrıca kalıcı çözüm bulunmamasının ülkenin gıda ve su güvenliğini tehdit ettiğini, biyoçeşitlilik ile balıkçılıktan geçimini sağlayan on binlerce ailenin geçim kaybının süreceğini belirtti