Avrupa’da istihbarat kurumlarının konumu, klasik savaş dönemlerinin ötesine geçerek yeniden tanımlanıyor. İngiltere, MI6 mirası ve “Five Eyes” iş birliği sayesinde onlarca yıl profesyonel istihbarat geleneğini elinde tutarken, Fransa dış operasyonlara yayılan geniş ağıyla etki alanı kurdu. Almanya teknoloji ve analiz yeteneklerine, İtalya Akdeniz güvenliğine, İspanya ise terörle mücadele deneyimine odaklandı.
Rusya-Ukrayna savaşı, siber casusluk faaliyetlerinin artması, Çin’in genişleyen nüfuzu ve uluslararası rekabetin yoğunlaşması, Avrupa güvenliğini sınırlar ve orduların ötesinde yeniden tanımlıyor. Yapay zekâ çağında asıl zorluk, milyonlarca sahte veri içinden doğru bilgiyi ayırt edebilmek hâline geldi. Günümüzde bir dezenformasyon paylaşımı, enerji şebekesine sızma, belge sızdırma veya seçimlere müdahale, tek bir tank hareket etmeden savaşın başlamasına yol açabiliyor.
İstihbarat kurumları, başlıkta adı geçmeden tarihin bölümlerini yazıyor, savaşları önleyebiliyor ya da hızlandırıyor. Egemenliğin silah bulundurmaktan çok bilgiye sahip olmayla ölçüldüğü bu dönemde, füze ve tank görüntüleri gündemi meşgul ederken dünya sessiz bir savaşla karşı karşıya bulunuyor