Suudi Arabistan ve ABD öncülüğündeki koalisyon, Irak'ta Haşdi Şabi Güçleri'ne ait mevzilere hava saldırısı düzenledi; saldırıda 20 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Saldırı, Bağdat yönetiminin silahların devlet tekelinde toplanması için yürüttüğü sürecin hemen öncesine denk geldi. Sadr Hareketi, Selam Tugayları'nı silahlı kanadından ayırdığını, Asaib Ehl-i Hak da Haşdi Şabi'deki savaççılarının bağını çözdüğünü açıklamıştı.

Başbakan Ali ez-Zeydi, bu adımlarla silahsızlandırma dosyasını ilerletme yetkisi almıştı. Saldırının ardından hükümet kaynakları, Ali ez-Zeydi üzerinde dosyayı tamamen dondurma yönünde baskı oluştuğunu ve silahlı grupların yeniden siyasi alan açtığını aktardı. Haşdi Şabi, resmî olarak Irak güvenlik güçleri kapsamında yer alıyor ve genel bütçeden finanse ediliyor.

Koalisyon, saldırıyı İran destekli milislere yönelik operasyon olarak nitelendirdi; Irak hükümeti ise topraklarından füze atıldığı iddiasını reddetti. Yazıda, Riyad'ın kendi petrol tesislerini ve askerlerini koruma hakkına karşın, zamanlama açısından Bağdat'ı zor duruma düşürdüğü ve iç siyasi süreci sekteye uğrattığı savunuldu. Yemen'deki 2015 operasyonuyla kurulan paralellikte, askeri güçle bırakılan boşluğun daha sert aktörler tarafından doldurulabileceği uyarısı yapıldı.

Metinde, Suudi Arabistan'ın bu adımla kısa vadeli güvenlik kazanımı elde ederken uzun vadeli stratejik ortaklık fırsatını kaybettiği ileri sürüldü