Rusya’da görev yapan hekim Svetlana Burnatskaya, yaz aylarında soğuk algınlığı ve virüs enfeksiyonlarının sıcak havada bile görülebildiğini belirterek, ani sıcaklık değişimlerinin hastalık riskini artırdığını söyledi. Burnatskaya, dışarıda 35 derece olan hava sıcaklığından klimalı ortamda 18-20 dereceye geçişin vücudu hızlı bir uyuma zorladığını, soğuk havanın tek başına virüs kaynağı olmasa da burun ve boğazdaki mukoza zarlarının savunmasını zayıflatarak virüslerin vücuda girişini kolaylaştırdığını ifade etti. Aynı etkinin sıcakta aşırı soğuk içecek tüketimi, sıcaklık sonrası uzun süre soğuk suda yüzme veya doğrudan güçlü klima rüzgârına maruz kalınmasıyla da ortaya çıkabileceği bildirildi.

Klimanın düzenli bakımı yapılması koşuluyla virüs kaynağı olmadığı, ancak kirli filtrelerin toz, alerjen ve bazı mikroorganizmaları yayabileceği kaydedildi. Klimanın üflediği kuru havanın solunum yollarındaki mukoza zarlarını kurutarak virüs enfeksiyonlarına yatkınlığı artırdığı vurgulandı. Bazı sağlık uzmanları, uzun süre yüksek sıcaklıklara maruz kalmanın kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini, bunun da bağışıklık sisteminin verimliliğini düşürerek hastalık ve virüs enfeksiyonlarına yakalanma riskini yükseltebileceğini belirtti