Kanada asıllı düşünür Alain Deneault’nun 2015 yılında yayımladığı “Tembellik Sistemi” adlı kitabı, son dönemde Arap basınında yeniden tartışılmaya başlandı. Kitapta, bazı kurum ve toplumların orta düzeyde yetkin kişileri öne çıkardığı, bağımsız düşünen ve eleştirel bireyleri ise marjinalleştirdiği ileri sürülüyor. Yazar, tembelliği düşük zekâ olarak tanımlamıyor; eleştirel düşünceden kaçınma, sorgulamadan verilen emri uygulama, görüntüye önem verme ve makam çıkarını toplum hizmetinin önüne koyma gibi birbirine bağlı tutumların birleşimi olarak ele alıyor.

Sosyal medyanın bu eğilimi hızlandırdığı, sistemin özellikle devlet kurumları, şirketler, üniversiteler, medya ve siyaset alanlarında yayıldığı değerlendiriliyor. Irak özelinde yazar, yaratıcılığın gerilemesi, yetkin kişilerin hayal kırıklığı, yaygın mali ve idari yolsuzluk, kamu hizmetlerinde kalite düşüşü ve memur maaşlarının gecikmeli ödenmesi gibi beş temel göstergeye dikkat çekiyor. Kitapta ayrıca başarılı olmak için “ne çok parlak ne çok yetersiz, uyumlu ve itaatkâr olmak” gerektiği gibi bir denge önerildiği aktarılıyor.

Sonuç olarak yazar, tembellikle mücadelenin sloganla değil, bilimsel uzmanlığa saygı ve bilinçli eleştiri kültürünün yerleşmesiyle mümkün olacağını savunuyor