tarafından yayımlanan analizde, Lübnan merkezli Hizbullah'ın yaklaşık kırk yıllık tarihinde benzeri görülmemiş bir dönemden geçtiği belirtildi. Partinin Kasım 2024'teki ABD arabuluculuğundaki ateşkes ve Nisan 2026'daki anlaşma sonrası silahını ve örgütsel yapısını koruduğu, ancak eski iç konumunu kaybettiği ifade edildi. Genel sekreter Hasan Nasrallah'ın öldürülmesiyle liderlikte boşluk oluştuğu, bu durumun hem iç meşruiyeti hem de bölgesel ağı yönettiği belirtildi.

İsrail'in Lübnan topraklarında mevzilerini koruduğu, Hizbullah'ın ise silahsızlanmayı İsrail'in geri çekilmesine bağladığı aktarıldı. Lübnan devletinin, ABD himayesinde İsrail'le yürüttüğü müzakereler çerçevesinde silahsızlanmayı resmi bir taahhüt haline getirdiği ve ordunun güneydeki köylerde konuşlandırılmaya başladığı bildirildi. Siyasi yazar Abdullah Kamh, partinin ittifak ağının tahminen yüzde 80'ini yitirdiğini, analist Halil Nasrallah ise bunun bir çöküş değil önceliklerin yeniden düzenlenmesi olduğunu savundu.

Hizbullah'ın Şii taban içindeki konumunu koruduğu, ancak Hristiyan ve Sünni ortaklarla ilişkilerinin zayıfladığı kaydedildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile Hizbullah'ın ele alınmasını görüştüğü ve Esad rejiminin düşmesinin partinin stratejik derinliğini daralttığı belirtildi. Analizde, partinin askeri yapısının tüm Lübnan'da çözülmesi durumunda ordu ile Hizbullah arasında onlarca yıldır kaçınılan bir çatışma riskinin doğabileceği vurgulandı