Yazar, siyasi yapıları bir organizmaya benzettiği analiz yazısında devletin büyümesinin her zaman sağlıklı olmadığını savunuyor. Metne göre tıpta tümör her zaman kanser anlamına gelmez, ancak vücutta normal dışı bir büyümenin başladığının işaretidir; aynı şekilde siyasette de fazlalık bir hastalık belirtisi olabilir. Yeni bir makamın oluşturulması, geçici bir kurulun kurulması, danışman atamaları ya da süresi bitmeyen komitelerin kurulmasıyla başlayan küçük istisnaların zamanla çoğaldığı, partilerin arttığı, hükümetlerin bakanlıklar, müsteşarlar ve danışmanlarla şiştiği belirtiliyor.

Yetki alanları birbiriyle örtüşen kurumların çoğalması devleti “fazla organ taşıyan bir bedene” dönüştürdüğü, bürokrasinin şişmesiyle vatandaş ile devlet arasındaki mesafenin arttığı ve tek bir işlemin onlarca imza ile onay gerektirdiği ifade ediliyor. Yazıda bu ortamda yolsuzluk ve kayırmacılığın uygun bir zemin bulduğu, kamu görevinin liyakat yerine sadakat, akrabalık veya paylaşım sistemine göre dağıtıldığı vurgulanıyor. Metin, iyi yönetilen bir devletin bakanlık, kurum veya idari kadro sayısıyla değil işlevlerini en az savurganlıkla yerine getirebilmesiyle ölçülmesi gerektiğini kaydediyor