ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni gayrimeşru bir kurum olarak gördüğünü ve mahkemeyi 'sisteme dahil etmek' için adımlar atmaya başladıklarını söyledi. Rubio, Camp David'deki Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada mahkemenin gayrimeşru olduğunu belirtti ve bu yönde çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Rubio'nun açıklaması, 13 Temmuz 2026'da Washington'un başlattığı ve mahkemenin 'yıkılmasını' hedefleyen daha geniş kampanyanın parçası olarak değerlendiriliyor.
Beyaz Saray, mahkemenin ABD egemenliği için 'dayanılmaz bir tehdit' oluşturduğunu öne sürmüştü. ABD yönetiminin değerlendirdiği adımlar arasında mali yaptırımlar, seyahat yasakları, mahkeme personelinin vize iptalleri ile müttefik ülkeler üzerinde diplomatik baskı kurularak mahkemeden çekilmeleri veya ABD vatandaşları üzerindeki yargı yetkisinin reddedilmesi yer alıyor. Gerilim, mahkemenin Kasım 2024'te Gazze'deki savaş suçu iddiaları gerekçesiyle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında, Mart 2023'te ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında tutuklama kararı çıkarmasıyla tırmanmıştı.
ABD, İsrail ve kendisi Roma Statüsü'ne taraf olmadığı için bu kararlara karşı çıkıyor. Bu arada ABD'nin tutumundaki çelişkiye dikkat çekiliyor; Rubio, dört yıl önce senatörken Ukrayna'daki savaş suçu soruşturmalarını destekleyen bir karara ortak sponsor olmuş ve Sudan ile Libya davalarında da mahkemenin yetkisini desteklemişti. Mahkeme, uluslararası bir anlaşmayla kurulduğu için ABD'nin onu tek başına feshetme yetkisi bulunmuyor; uygulayabileceği baskı yalnızca diplomatik ve mali alanlarla sınırlı kalıyor.
Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri ise mahkemeyi savunarak Washington'un tutumunu uluslararası hukuk düzenine yönelik tehdit olarak nitelendirdi