Irak'ta son dönemde intihar vakalarındaki artış, yaşam koşulları baskısı ile İçişleri Bakanlığı'nın 'fenomen' iddialarını reddetmesi arasında tartışma yarattı. Irak'ta son dönemde intihar vakalarında kayda değer bir artış yaşandığı bildirildi. Kız çocukları, gençler, memurlar ve askeri personel gibi farklı toplumsal kesimleri kapsayan bu vakalar, konunun bir 'sosyal fenomen' olup olmadığına ilişkin geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi.

Iraklı hukukçu Ahmed es-Samerayi, intihar vakalarındaki yükselişin sıradan bir rakam olmadığını, mağdurların psikolojik düzeyini doğrudan etkileyen birikmış baskıların yansıması olduğunu savundu. Es-Samerayi, bunun yanı sıra işsizlik ve iş bulma olanaklarının kısıtlılığı, özellikle de vasıfsız kişilerin istihdam edilmesinin zorlaşması, ağır mali krizler, ekonomik gerçeklikteki değişimler ve sosyal çevrenin etkisi gibi faktörlere dikkat çekti. Aile parçalanması, bazı çocuk ve ergenlerin maruz kaldığı şiddet, psikolojik destek hizmetlerinin tamamen yokluğu gibi unsurların da bireyleri umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sürüklediğini ifade eden uzmanlar, dijital ve geleneksel uyuşturucu bağımlılığı, elektronik şantaj ile sözel ve fiziksel taciz gibi tehlikeli fenomenlerin de yaygınlaşmasından endişe duyuyor.