Yeni görevine başlayan hâkim, ilk gün kendisini “kentin ileri gelenleri” olarak tanıtan dört eski yöneticiyle tanışır. Adamlar hâkime bir dolma kalem, tesbih, Kur’an-ı Kerim ve bir hatıra defteri armağan ederek yakınlık kurmaya çalışır. Hâkim dosyaları incelediğinde, ziyaretçilerin geçmişte ağır suçlarla anıldığını, sahte belgeler ve rüşvetle yeniden makam sahibi olduğunu belgelerden okur.

Kentin hafızası susmuş gibi görünse de belgeler, tanıklar ve yayımlanmış fotoğraflar ortaya çıkmaya başlar. Hâkim, dört kişiyi yetkili mahkemeye sevk eder; dava günü İtalyan takım elbiseleri ve Fransız kravatları çıkarılmış olarak sarı pijamalarla sanık sandalyesine otururlar. Mahkeme, delilleri ve tanıkları dinleyerek dört sanığın tamamını suçlu bulur.

Dava sonunda görevli, hâkime getirilen hediyeleri tek bir torba içinde sanıklara iade eder