Yolsuzlukla mücadelede başarı, yolsuzluğun tamamen ortadan kaldırılmasıyla değil, devletin bunu ortaya çıkarma ve hesap sorma kapasitesiyle ölçülüyor. Kanada örneğinde yargı, denetim kurumları, basın özgürlüğü ve sivil toplum, güçlü anayasal müesseseler aracılığıyla yolsuzluğun istisna olarak kalmasını sağlıyor. Irak'ta ise yolsuzluğun üst yönetim kademelerine kadar uzanması denetim mekanizmalarının bağımsızlığını zayıflatıyor, hukukun otoritesini siyasi ve parti nüfuzuna teslim ediyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütünün 2024 Yolsuzluk Algı Endeksi verilerine göre Kanada 75 puanla 15. sırada, Irak ise 26 puanla 180 ülke arasında 140. sırada yer alıyor.
Endeks, yolsuzluğu doğrudan sayım yöntemiyle değil, uzman ve iş dünyası temsilcilerinin kamusal alandaki yolsuzluk algısına göre ölçüyor. Eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında yapısal reform, ancak devletin kurumsal yapısı güçlendirildiğinde anlamlı sonuç verebiliyor. Yolsuzluk, kamu görevini siyasi ödül aracına dönüştürdüğünde liyakatin yerini sadakat aldığı için kurumlar işlevlerini yitiriyor.
Devletin gücü, herkes için eşit uygulanan hukukla, müesseselerin kişilerden daha kalıcı olmasıyla ölçülüyor